Rule of 40 Nedir?
Rule of 40, SaaS ve abonelik şirketlerinin sağlığını tek bir sayıya indiren bir başparmak kuralıdır: Yıllık Gelir Büyüme Oranı (%) + Kâr Marjı (%) ≥ 40. Mantığı şudur: hızlı büyüyen bir şirketin kısa vadede zarar etmesi kabul edilebilir, yavaş büyüyen bir şirketin ise kârlı olması beklenir. Toplam 40'ın altına düştüğünde şirket ne yeterince hızlı büyüyor ne de yeterince kârlı çalışıyor demektir.
Örnek Hesaplama
Yıllık %55 ARR büyümesi olan ama %20 FCF zararı yazan bir şirketin skoru 55 + (−20) = 35'tir; kuralın altındadır. Buna karşılık %18 büyüyen ve %25 kâr marjıyla çalışan bir şirketin skoru 43 olur ve testi geçer. Aynı skoru üreten iki farklı profil (agresif büyüme veya disiplinli kârlılık) yatırımcı gözünde genellikle eşdeğer kabul edilir.
Kâr Marjı Olarak Ne Kullanılmalı?
Pratikte üç ölçü kullanılır: EBITDA marjı, serbest nakit akışı (FCF) marjı veya faaliyet kâr marjı. Hangisini seçerseniz seçin, dönemler arasında tutarlı kalın; ölçüyü değiştirerek skoru güzelleştirmek en sık yapılan hatadır. Büyüme tarafında ise ARR veya yıllıklandırılmış gelir büyümesi kullanılır — aylık büyümeyi doğrudan yazmak skoru yapay biçimde şişirir.
Rule of 40, tek başına bir strateji değil bir denge testidir. 40'ın üzerinde olmak sürdürülebilir bir birim ekonomiyi garanti etmez; bu yüzden NRR, LTV:CAC oranı ve CAC geri kazanım süresiyle birlikte okunmalıdır. Özellikle erken aşama (ARR < 1M) şirketlerde küçük baz etkisi nedeniyle skor aşırı yüksek çıkabilir ve yanıltıcı olur.